GEBELİKTE ÇİKOLATA YEMEK

GEBELİKTE ÇİKOLATA YEMEK
HAMİLELİKTE ÇİKOLATA TÜKETİMİ ZARARLI MI?
Çikolata içerdiği kafein, teobromin gibi maddeler nedeniyle insan vücudu üzerinde çeşitli etkilere sahiptir. Bu etkileri zaman zaman araştırmalara konu olmuştur. Gebelik üzerinde etkileri konusunda da bazı araştırmalar yapılmıştır. Bu konuda son yapılan araştırmalardan birisi 2008 yılında Yale Üniversitesinde yapılan araştırmadır. Bu araştırma sonucunda gebelik sırasında çikolata tüketiminin  olumlu etkileri olduğu tespit edilmiştir. 2291 hamile bayan üzerinde yapılan bu çalışmada çikolata tüketen annelerde preeklampsi (gebelikte yüksek tansiyon, gebelik zehirlenmesi) daha az görülmüştür. Bu çalışmada ayrıca bebeklerin kordon kanında teobromin düzeyine bakılmıştır ve teobromin düzeyi yüksek olan gebeliklerde preeklampsinin az görüldüğü bildirilmiştir. Teobromin çikolatada bulunan bir metilksantin türevi maddedir, özellikle bitter çikolatada daha fazla bulunur. (Kaynak)

Bunun yanı sıra çikolata, kahve, kolada bulunan kafein maddesinin aşırı tüketiminin gebelik üzerinde düşük, erken doğum gibi olumsuz etkileri olabileceği bazı araştırmalarda gösterilmiştir. Ancak az veya orta düzeyde tüketmenin bir sakıncası yoktur. Günde 1-2 bardak kahve veya kola benzeri içecekler tüketilebilir.

Özet olarak çikolatada bulunan teobrobin maddesinin gebelik üzerinde olumlu etkilerini kanıtlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olsa da aşırıya kaçmamak kaydıyla haftada 2-3 kere az miktarda çikolata tüketmenin  faydaları olabileceği bildirilmektedir. Özellikle bitter çikolata daha çok tavsiye edilmektedir. Çikolata yüksek kalorili bir yiyecektir ve aşırı tüketilmesi fazla kilo alınması nedeniyle zararlı olabilir.

HAMİLEYKEN RÖNTGEN ODASINA GİRMEK

HAMİLEYKEN RÖNTGEN ODASINA GİRMEK
Hamilelikte veya hamile olduğunu bilmeden röntgen odasında bulunmak:
Çocuğuna veya bir yakınına röntgen filmi çekilmesi esnasında röntgen odasına girenler gebeliğinin röntgen ışınlarından zarar görebileceği konusunda endişe ederler. Çoğunlukla bu durum hamile olduğunu bilmeden röntgen odasına giren ve sonradan hamile olduğunu öğrenenlerin başına gelir. Şunu belirtmek gerekir ki röntgen çekimi (röntgen filmi) sırasında en yüksek dozu röntgeni çekilen hasta alır. Yanında hastayı tutmak için giren annesi, yakınları daha düşük dozlara maruz kalır. Röntgen çekilen kişinin yanında odaya giren yakını röntgen masasından ne kadar uzaksa o kadar az röntgen dozuna maruz kalır. Ayrıca kurşun yelek giymişse röntgene maruziyetten yüksek oranda korunur.

Sonuç olarak gebelikte veya gebe olduğunu bilmediği için röntgen odasına giren, çekim sırasında odada bulunan veya oda etrafında bekleyen bir kişinin gebeliğinin bundan zarar görmesi ihtimali yok denilecek kadar azdır. Gebeliğin bundan zarar görmesi için çok fazla sayıda ve çok yüksek dozlarda film çekilmiş olması gerekir. Çekilen filmin türünü ve sayısını doktorunuza bildirdiğinizde bu konuda daha ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz. Röntgen filmleri direkt olarak hamile bir bayanın kendisine bile çekilse zarar verme ihtimalinin olmadığı kabul edilir çünkü bebeğe zarar verebilecek 5000 mrad dozuna ulaşılması için yüzlerce film çekilmesi gereklidir. Bu konuda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

HAMİLELİKTE STRESİN BEBEĞE ETKİLERİ

HAMİLELİKTE STRESİN BEBEĞE ETKİLERİ
GEBELİKTE STRES, ÜZÜNTÜ, SIKINTI VB. DURUMLAR BEBEĞE ZARAR VERİR Mİ?

Anne adayları hamilelik döneminde gebelik ile ilgili problemlerden dolayı veya başka nedenlerden dolayı zaman zaman stres, üzüntü, sıkıntı, ağlama, bunalım, depresyon, sinirlenme, aşırı kızgınlık, öfke gibi durumlarla karşı karşıya kalabilirler. Yapılan araştırmalar anne adayında oluşan bu stres durumlarının anne karnındaki bebeği de etkileyebildiğini göstermektedir. Bu etkilenmenin başlıca nedeni annenin stres yaşaması durumunda artan stres hormonlarının (kortizol, adrenalin) anne kanı aracılığıyla bebeğe de geçebilmesidir.

Annedeki stres ve üzüntü bebeği nasıl etkiler? Zarar verir mi?
Hayvanlar üzerinde ve insanlar ile yapılan bir çok araştırmada anne adayının yaşadığı ciddi stresin bebek üzerinde bazı olumsuz etkilerde bulunduğu gösterilmiştir. Bunlar:
– Düşük riskinde artma
– Erken doğum
– Doğum ağırlığının az olması
– Bebeğin zihinsel fonksiyonlarında azalma
– Dikkat eksikliği
– Hiperaktivite
– Duygusal problemler
– Sinirlilik

Bazı araştırmalar annenin hamilelik sırasında büyük depremler ve benzeri ciddi doğal felaketler nedeniyle çok ciddi psikolojik travma ve stres yaşamasının bebeğin ergenlik yaşlarına geldiğinde depresyon, şizofreni gibi ciddi psikolojik rahatsızlıklıklara yakalanma riskinin arttığını göstermiştir.

Hamilelik sıraasında stresi ve yukarıdaki riskleri azaltmak için öneriler:
– Sizi strese sokan durumları not edin ve çözümü için uygun tanıdıklarınız ile paylaşın
– Sağlıklı beslenmeye özen gösterin
– Düzenli uyuyun
– Doktorunuzun önerileri doğrultusunda uygun egzersiz ve spor programları yapın
– Gebelik ve doğum hakkında bilginizin az olmasından dolayı endişe hissediyorsanız doktorunuzdan veya hamile eğitim sınıflarından bu konuda bilgi alın. Bilgisizlik korku ve endişeye neden olur.
– Kendi kendinize baş edemediğiniz veya ciddi düzeyde bir psikolojik probleminiz varsa mutlaka bir psikiyatri uzmanı ile bunu paylaşın.